İstanbul’da sabahları en net gözlemi toplu taşımada yaparsınız. Bir yanda elinde telefonla iş maili okuyan insanlar, diğer yanda uykusuz gözlerle camdan dışarı bakan öğrenciler… Ben de 29 yaşında, bir sivil toplum kuruluşunda çalışan biri olarak çoğu sabah bu kalabalığın içinde Kadıköy–Mecidiyeköy hattında gidip geliyorum. İnsan hikâyeleriyle iç içe yaşayınca bazı sorular sadece dil meselesi olmaktan çıkıyor, toplumsal anlamlar taşımaya başlıyor. Son zamanlarda sık sık karşılaştığım bir soru da şu oldu: Isra ve Esra aynı isim midir?
Bu soru ilk bakışta oldukça basit görünüyor. Ama sokakta, iş yerinde, sosyal medyada ve farklı toplumsal gruplar içinde dolaşırken fark ediyorsunuz ki isimler sadece birer ses dizisi değil; kimlik, aidiyet, hatta bazen önyargı üretme aracı.
—
Isra ve Esra aynı isim midir?
Isra ve Esra aynı isim midir? sorusunun kısa cevabı dilbilimsel olarak “hayır”dır. Esra, Arapça kökenli bir kadın ismidir ve “hızlı yürüyen, süratli olan” gibi anlamlara gelirken, “Isra” farklı bir kökten gelir ve özellikle Arapça’da “gece yürüyüşü” veya “gece yolculuğu” anlamı taşıyan dini bir kavramla da ilişkilidir.
Ancak mesele sadece köken değil. Türkiye’de yaşayan biri olarak şunu çok net görüyorum: insanlar bu iki ismi çoğu zaman karıştırıyor, hatta bazen aynı isim gibi algılıyor. Özellikle resmi olmayan ortamlarda, okulda yoklama okunurken ya da iş yerinde e-posta listelerinde bu karışıklık sık sık yaşanıyor.
Bir gün dernekte gönüllü kayıtlarını kontrol ederken iki farklı listede “Esra” ve “Isra” isimlerinin yanlışlıkla birbirine dönüştüğünü fark etmiştim. Küçük gibi görünen bu hata, aslında isimlerin toplumsal görünürlüğüyle ilgili önemli bir şeyi ortaya koyuyordu: görünmeyenler daha kolay karıştırılıyor.
—
Isra ve Esra aynı isim midir? dil, kimlik ve görünürlük ilişkisi
Dil, toplumsal eşitsizliklerin en görünmez ama en güçlü alanlarından biri. İsmin doğru yazılması bile bazen bir kişinin kimliğinin tanınması anlamına geliyor.
Isra ve Esra aynı isim midir? sorusu burada sadece dilbilgisel bir merak değil; aynı zamanda “kimin adı doğru hatırlanıyor, kimin adı kolayca değiştiriliyor?” sorusuna dönüşüyor.
İstanbul’da özellikle göçmen topluluklarla çalışan bir sivil toplum kuruluşunda görev yaparken şunu sık sık gözlemliyorum: Farklı kültürlerden gelen isimler çoğu zaman yanlış telaffuz ediliyor, yanlış yazılıyor veya “kolaylaştırılıyor”. Bu da kişilerin kendilerini ifade etme biçimlerini etkiliyor.
Bir Suriyeli genç kadınla yaptığımız bir çalışmada, isminin sürekli yanlış yazılmasından dolayı kendini toplantılarda daha az ifade etmeye başladığını anlatmıştı. İsminin “Esra”ya dönüştürülmesi, onun için küçük bir yazım hatası değil, kimliğinin silikleşmesi anlamına gelmişti.
—
Toplu taşımada isimlerin görünmez sosyolojisi
İstanbul’da toplu taşıma, küçük bir toplum laboratuvarı gibi. Her gün yüzlerce isim duyuyorsunuz ama çoğunu sadece bir anlığına.
Bir sabah metrobüste yanımda oturan iki lise öğrencisi “Isra mıydı o kızın adı yoksa Esra mıydı?” diye konuşuyordu. Aralarındaki konuşma basit bir merak gibi görünüyordu ama aslında çok daha derin bir şeyi yansıtıyordu: isimlerin kültürel olarak ne kadar geçirgen olduğu.
Isra ve Esra aynı isim midir? sorusu bu bağlamda gençler arasında kimlik algısının nasıl şekillendiğini de gösteriyor. Özellikle sosyal medya çağında isimler artık sadece ailelerin verdiği etiketler değil; aynı zamanda dijital kimliğin bir parçası.
—
Isra ve Esra aynı isim midir? toplumsal cinsiyet perspektifi
Merhaba Cozi ziyaretçileri! Günümüzün konusu: “Isra ve Esra aynı isim midir”. Hazırsanız başlayalım!
İsimler toplumsal cinsiyet açısından da oldukça önemli. Kadın isimleri çoğu zaman daha fazla yorumlanıyor, daha fazla anlam yükleniyor.
Esra ismi Türkiye’de oldukça yaygın ve genellikle “tanıdık” bir kadın ismi olarak kabul ediliyor. Buna karşılık Isra ismi daha az yaygın olduğu için bazı çevrelerde “yabancı”, “farklı” ya da “alışılmadık” olarak algılanabiliyor.
Bu fark, günlük hayatta küçük ama etkili sonuçlar doğuruyor. İş görüşmelerinde ya da resmi evraklarda isimlerin algılanma biçimi bile bazen bilinçsiz önyargıları tetikleyebiliyor.
Bir iş yerinde insan kaynakları süreçlerini desteklediğim dönemde, adayların isimlerinin bazen ilk filtreleme aşamasında bile etkili olduğunu gözlemlemiştim. Bu durum açıkça söylenmese de, isimlerin “uyumlu” ya da “uyumsuz” olarak kodlandığı bir zihinsel sistem var.
Isra ve Esra aynı isim midir? sorusu burada daha kritik hale geliyor çünkü isimler arasındaki küçük farklar bile toplumsal algıda büyük ayrımlar yaratabiliyor.
—
Sokak gözlemleri: kimlik, önyargı ve isimler
İstanbul’da yürürken sık sık not aldığım şeylerden biri insanların birbirine nasıl hitap ettiği. Bir kafede sipariş verirken baristanın müşterinin ismini yanlış yazması artık sıradan bir olay gibi görülüyor. Ama bu “sıradanlık” aslında önemli bir veri.
Bir gün Beşiktaş’ta bir kafede çalışırken bir müşteri “benim adım Esra değil, Isra” diye düzeltmek zorunda kalmıştı. Barista şaşırmıştı çünkü kulağına benzer gelmişti. O an müşterinin yüz ifadesindeki hafif kırgınlık dikkatimi çekmişti. Küçük bir düzeltme bile kişinin kendini görünür hissetmesiyle ilgiliydi.
Isra ve Esra aynı isim midir? sorusu bu sahnelerde daha somut hale geliyor: isimler sadece ses değil, aynı zamanda tanınma biçimi.
—
İsimler ve sosyal adalet
Sosyal adalet kavramı genellikle büyük yapılarla ilişkilendirilir: eğitim, ekonomi, hukuk… Ama aslında gündelik detaylarda da kendini gösterir. Bir ismin doğru söylenmesi, doğru yazılması bile bu adaletin küçük bir parçasıdır.
Sivil toplumda çalışırken öğrendiğim en önemli şeylerden biri şu oldu: görünmez küçük eşitsizlikler biriktiğinde büyük yapısal sorunlara dönüşüyor. İsmin yanlış yazılması bile bu zincirin bir halkası olabilir.
Isra ve Esra aynı isim midir? sorusu bu yüzden sadece dilsel değil, aynı zamanda etik bir sorudur. Çünkü doğru isimlendirme, doğru tanımayı beraberinde getirir.
—
Farklı toplulukların bakışı
İstanbul gibi çok kültürlü bir şehirde farklı gruplar isimlere farklı anlamlar yükler.
Türkçe konuşan topluluklarda Esra daha tanıdık ve yaygın bir isimken, Isra daha çok Arapça kökenli bağlamlarla ilişkilendiriliyor. Göçmen topluluklarda ise bu ayrım çok daha esnek. Aynı isim, farklı yazımlar ve telaffuzlarla kullanılabiliyor.
Bu çeşitlilik aslında zenginlik ama aynı zamanda bir uyum problemi de yaratıyor. Çünkü sistemler her zaman bu çeşitliliğe hazır değil.
—
Isra ve Esra aynı isim midir? gündelik hayatın içinde kimlik meselesi
Günlük hayatın hızında bu tür ayrımlar çoğu zaman önemsiz gibi görünüyor. Ama bir insanın kendini nasıl tanımladığı, isminin nasıl çağrıldığıyla doğrudan bağlantılı.
İstanbul’da sabah işe giderken gördüğüm kalabalıkta herkes bir yere yetişiyor ama çoğu insan aynı zamanda kendi kimliğini de taşıyor. İsmin doğru söylenmesi bu kimliğin küçük ama önemli bir onayı gibi.
Isra ve Esra aynı isim midir? sorusu bu yüzden basit bir dil sorusu değil; toplumsal ilişkilerin, görünürlük politikalarının ve kimlik algısının kesiştiği bir nokta.
—
Son düşünceler
Bazen en küçük sorular en büyük yapıları anlamamıza yardımcı olur. Bir ismin karışması bile bize toplumun nasıl çalıştığı hakkında çok şey söyler.
İstanbul’da yaşarken öğrendiğim şey şu oldu: hiçbir isim sadece bir isim değildir. Her biri bir hikâye, bir aidiyet ve bir görünürlük meselesi taşır.
Isra ve Esra aynı isim midir? sorusu da bu hikâyelerin tam ortasında duruyor: basit gibi görünen ama derin katmanlar taşıyan bir ayrım.
Cozi olarak “Isra ve Esra aynı isim midir” konusunda hazırladığımız bu içeriğin beğeninizi kazandığını umuyoruz. Bir sonraki yazıda buluşmak üzere!