Askerî Firar Suçu Memuriyete Engel Mi? Gerçekten Adalet Mi, Yoksa Haksızlık mı?
Hadi gelin, bir konuyu masaya yatıralım: Askerî firar suçu işleyen biri, devlet memuru olabilir mi? Birçoğumuz bu soru ile yüzleşmiştir. Türkiye’de askerlik, bir zorunluluk ve devletin gözünde “vatandaşlık görevi” gibi kutsal bir şeydir. Ama ya bu “kutsal görev” sırasında hata yapıp firar eden birisi varsa? Onun geleceği, özellikle kamu sektöründeki kariyeri nasıl şekillenir? Çünkü askerlikte firar suçunun sadece askeri yargıyı etkilemediğini, aynı zamanda bu kişinin geleceğini nasıl karartabileceğini düşünmek gerek.
Birçoğumuz, “Askerlik görevini yapmamak” gibi bir suçun, memuriyetle nasıl bir bağ kurabileceğini sorguluyoruz. Şimdi, çok basit ve herkesin kolayca kabul edebileceği bir açıklama yapalım: Askerî firar suçu, devlet memurluğuna engel midir? İstediğiniz kadar “temiz” bir siciliniz olsun, ama bu suç karşınıza çıkarsa, bazen tek bir hata, tüm hayatınızı değiştirebilir. Ve evet, bunun farkındayız, ama adalet gerçekten bunun üzerine kurulu mu? Gelin, güçlü ve zayıf yönlerini detaylıca inceleyelim.
Askerî Firar Suçu Memuriyete Engel Mi? Güçlü Yönler
İlk olarak, memurluğa başvuran birinin, disiplinli ve sorumluluk sahibi bir karaktere sahip olması gerektiği gerçeğini kabul edelim. Kamu görevinde çalışacak birinin, sorumluluklarını yerine getirmesi beklenir. Askerî firar suçu işleyen bir kişi, bu sorumluluğu yerine getiremeyeceğini gösteriyor, değil mi? Devlet, kendini yönetemeyen ya da “kaçan” biriyle kamu görevini yerine getirmeyi pek doğru bulmaz. Düşünsenize, bir devlet dairesinde çalışan memur, ortadan kaybolup gitse, geri döndüğünde “Yok, ben sadece bir süreliğine takıldım” dese? Gülünç olurdu. O zaman, devletin bu tür kişileri memuriyet pozisyonlarından dışlaması tamamen anlaşılır bir durum gibi görünüyor.
Bir diğer güçlü yön ise, devletin, firar suçunu ciddi şekilde değerlendirmesi ve bunun, devletin işleyişine zarar verebilecek bir davranış olarak görülmesidir. Sonuçta kamu sektöründe çalışacak bir kişinin, aynı zamanda güvenilir olması beklenir. Bir kişi, askerlik gibi ciddi bir yükümlülüğü yerine getiremiyorsa, aynı sorumluluğu devletin emrinde olan bir görevde de taşıyıp taşımayacağını sorgulamak, oldukça mantıklı bir yaklaşım.
Askerî Firar Suçu Memuriyete Engel Mi? Zayıf Yönler
Şimdi de, bu kadar keskin bir bakış açısının zayıf noktalarına bakalım. Hadi diyelim ki bir kişi, askerlik hizmeti sırasında bir anlık bunalıma kapılıp firar etti. Hani bazen herkesin bir zayıf anı vardır, değil mi? Eğer bu kişi, o dönemde bir hata yaptıysa, ama sonrasında pişman olup düzeldiyse? Yani, sadece bir “hata” yüzünden bir insanın tüm hayatını etkilemek ne kadar doğru?
Askerlik, kimi zaman, zorlayıcı ve psikolojik olarak insanı sıkıştıran bir süreç olabilir. Firar, genellikle bir tür psikolojik kırılma ya da bunalımın sonucu olarak görülebilir. Yani, kişinin askerlik görevini yerine getirmemesi, tamamen kişisel bir zaaf ya da çok derin bir trajedi olabilir. O zaman, “Bir hata yüzünden kişinin geleceği, yıllarca sürecek bir hapis cezasına dönüştü” denebilir mi? Şahsen, buna çok sıcak bakmıyorum. Bir hata yüzünden bir insanı tamamen dışlamak, toplum olarak bize ne kazandırır?
Hadi şimdi biraz mizahi bir açıdan bakalım. Bunu düşündükçe, aklıma bir soru takılıyor: Askerî firar suçu işleyen bir memura, “Evet, biz seni memur yapıyoruz ama öncelikle sen bir gönüllü çavuş olmalısın!” demek nasıl olur? Hani, bir tür “geri dönüşüm” modunda işlem yapılabilir mi? Sonuçta, hatalar bazen geri dönüştürülebilir, değil mi?
Firar Suçu ve Kamu Görevlisi Olma Hakkı
Burada önemli bir diğer soru da, firar suçu işleyenlerin, tekrar bir şans verilmesi gereken insanlar olup olmadıkları. Çünkü herkes bir hata yapabilir. Askerlikte firar, elbette bir suç, ama insanlar değişebilir. Bu nedenle, hayatına devam etmek isteyen birinin, sürekli geçmişiyle yargılanması da haksızlık olabilir. Şu noktada, devletin, bu kişilere ikinci bir şans verme olasılığını düşünmesi lazım. Belki de o firarı yapan kişi, günün sonunda kamu görevinde en başarılı insanlardan biri olabilir. Hani, kim bilir? Belki de askeri firar, bir tür hayat tecrübesi olmuştur!
Sonuç: Bir Hata, Bir Yaşamı Değiştirebilir Mi?
Askerî firar suçu ve memuriyet meselesi, kesinlikle tartışmaya açık bir konu. Devletin, kamu görevlerinde çalışan kişilerin güvenilirliğine önem vermesi çok doğal, ancak bir hata nedeniyle bir insanın geleceğini karartmak adaletli mi? Gerçekten bu kadar keskin sınırlar çizilmeli mi? Birçok insanın gözünde, firar suçu işlemiş birinin, kamu görevlisi olmasının engellenmesi mantıklı olabilir. Ama unutmayalım ki, herkes bir hata yapabilir, önemli olan bu hatadan ders çıkarıp, aynı hatayı tekrar etmemektir.
Sonuç olarak, askerlikte firar, elbette ciddiye alınması gereken bir suçtur. Ancak, bir hata nedeniyle bir insanın tüm geleceği ve kariyeri karar verilmemeli. Bu soruya verilecek cevap, sadece hukukun ve adaletin değil, aynı zamanda insanlık anlayışının da ne kadar geliştiğiyle alakalıdır. O yüzden, biraz daha düşünmek, biraz daha adaletli olmak gerekmez mi?